sokiiiim switch’inize


açıkçası bunları “vay be adamlar yapmış” diye yağlamak için koymadım… tam tersine… düşüncelerdeyim… mtv yine pamuk helvası tadında bir sorumluluk organizasyonuna girmiş, gitmiş viyana’daki ogilvy’nin kapısını çalmış… onlar da akşam light biralarını yudumlarken “böyle hulk’umsu bir yumruk olsun doğanın kuvveti, bizden öç alsın işte” demişler… gitmişler mtv’ye “abi gençlik aksiyon filmidir, dizastır muvidir bayılıyor, onları kendi mecralarında yakalayalım, onların dilinde konuşalım, bilinçlensinler” demişler, emtivide toşpiklerini her gün traşlıyan abilerde …. İşte budur demiş…
nedir beni böyle dağlayan… şudur… yaşlı, elinde çifte, alaska’daki ağaç evinin verandasında düşman bekleyen emekli greenpeace’çi gibi konuşmak istemiyorum… ama arkadaşım, bu gençlik dediğin topluluğun beynini sikmedin mi zaten bu yöntemlerle… saçının fönünden, giydiği donundan, yediği çukuçukulataya kadar ele geçirmedin mi benliğini… ırzına geçmedin mi özgür willie’sinin… beynine düşünmesin diye saniyede ayetullah hümeyni’nin hayatında okuduğu ayet kadar mesaj bombalamadın mı… şimdi de zaten zavallı bir kara trend’ten başka bir şey olmayan global warming’i dayayıp duruyorsun… mtv switch diyorsun… hayatı zaten filmden oyundan ibaret gören adama “2012” filminin afişi gibi ilan yapınca, ne gibi bir tepkime bekliyorsun ki… kolaya mentos atıp viral olduğun bi dünyada, baudrillard’ın toprak olmuş kulaklarını çınlatıyorum… daha ne diyem…