flaş mobi dik…
tatildeydim… yalan, değildim… biraz yaz üşengeçliğimi desem… böyle gölge bulmuş bir meksikalının sırt üstü kanda süzülen alyuvarları gibi bir üşengeçlik… öyle bir şey vardı… bi de tabii keskinsirke’min geyik fotolu karşılığını piyasaya sürdüm…botoflog… haylaz velet başta biraz emek istedi.. onla uğraştım… mazeretim budur… kim sikleyecekse…
insanoğluyuz, kafa tasımızın çapı az çok belli… bazen bazı şeyleri idrak etmekte zorlanıyoruz doğal olarak… bi kaç yıldır çığ gibi büyüyen “pazarlama taktiği olarak flash mob”, onlarca etkin ve güzel meyva verdi allaha şükür…benim derdim belirli bir trendi alıp, o trenin kıçına embeed olan zihniyet…neymiş, sokakta herkes aynı şeyi yapmaya başlarsa büyük ekşın olurmuş, oraya buraya konu olurmuş, buzz mazz yaratır, wom kalibresi yüksek olurmuş… yalan mı? ne münasebet, tam tersine doğru…benim isyanım, ön lobumu dağlayan konu… yaratıcı uygulamayı, sanki can yeleğini kullanma talimatı yazar gibi kof bir düzlemde hazırlamak… bu kadar saydırdım, bi neyden bahsettiğimi az çok anlayalım diye aşağıdaki şaheseri mümkün olduğunca izleyelim, sonra devam ederiz…
sorun şu… ortalıkta dolanan bir moron sürüsü var, tepeden izlek bi kamera, renkli kalabalığın arasına karışmış diğer kameralar… konsept belli, hepiniz takın aypodunuzu, daha öncesinden indirdiğimiz müzikli narator mp3’ünü çalın… biz size yön göstereceğiz… hepiniz zaten aynı anda başlattığınızdan o şarkıyı… senkronize dallanıp budaklanacağız… sonra birbirinden salak toplu hareketler yapıcaaz… siz de boş durmayın, amerikalı olmanın en önemli göstergesi olan cırtlak, histerik çığlıklarınızı atın her eylemde… bu mudur? … buymuş… kısa sürede her şeyi yapmakla belirli bir süre bir şeyi adam akıllı yapmak arasındaki dev sorunsal işte bu… bi nevi dünyaya bakışımız… hangi taraftaysak o haklı….
son zamanlarda piyasaya çıkmış bi kaç adet flaşmob örneği… flash mob’un bünyede hazmedilip hazmedildiğine içinizdeki yalnız çocuk reklamcı karar versin…